İş

Başkan Yardımcısı Yılmaz: “Toplumun her kesiminde vergi reformu beklentisi var”

Başkan Yardımcısı Yılmaz: “Toplumun her kesiminde vergi reformu beklentisi var”

Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz:

“Enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarının sağlanması sadece ekonomik açıdan değil, sosyal açıdan da son derece değerlidir”

“Siyasi istikrar olmadan ekonomik istikrar olmaz”

“Bütçe açığımızın belli bir seviyeyi geçmemesi için çalışıyoruz”

“Görüşmede sanayiye ayrılan arazilerin artırılması konuşuldu”

“Kredilerde niceliksel sıkılaştırma, yatırım ve üretimimizi artıracak konularda daha esnek bir tutum”

Bu nedenle, hem verimliliği ve büyümeyi artıran hem de istihdamı ve bölgesel kalkınmayı destekleyen çerçeveye odaklanıldı.

ANKARA – Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “İşvereniyle, işçisiyle, muhasebecisiyle toplumun her kesiminde bir vergi reformu beklentisi olduğunu söyleyebilirim. Vergi sisteminde sadeleşme beklentisi olduğunu ifade etmeliyim, özellikle doğrudan vergilerin payını artırmak için.”

“2023 2. Dönem” temalı fiyat istikrarı ve enflasyon çabası önerileri Ekonomiİstişare Toplantısı” Ticaret Bakanlığı Söğütözü Yerleşkesinde başladı. Toplantıya Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ticaret Bakanı Alparslan Bayraktar başkanlık etti. Toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanı sıra Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Dış Ekonomik Tahviller Kurulu (DEİK), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK), Bağımsız Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON), Türkiye Seyahat Acenteleri Derneği (TÜRSAB) ), Türkiye Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD), Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND), İstanbul Ticaret Odası (İTO), İstanbul Sanayi Odası (İSO), Ankara Ticaret Odası (ATO) ), Ankara Sanayi Odası (ASO), Mersin Sanayici ve İşadamları Derneği (MESİAD), Türkiye İktisadi Girişim ve İş Etiği Derneği (İGİAD), Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu (TAMPF), Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), Türkiye Perakendeciler Federasyon (PERDER), Gıda Perakendecileri Derneği, Tüm Lokantacılar ve Turizm Derneği (TÜRES), Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği ve e-ticaret platformları ile görüş ve önerileriyle katkıda bulunmak amacındadır.

4 saat süren görüşmenin ardından basına açıklama yapan Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, görüşmede dünyanın ve Türkiye bölgesinin güçlü bir dönemden geçtiğinin altını çizdiğini belirterek, “Yaşadığımız acılar, zorluklar… Pandemiden savaşlara, küresel tedarik zincirindeki kırılmalardan depremlere son yıllarda yaşananlardan bahsedildi ama aynı zamanda içinden geçtiğimiz sürecin getirdiği fırsatlara da vurgu yapıldı.Zorluklar var ama zorluklar da var. Bu zorluklarla baş edebilmek ve fırsatları değerlendirebilmek için doğru politikalar izlememiz ve bunu ısrarla ve sabırla yapmamız gerektiği konusunda genel bir kanı olduğunu söyleyebilirim. Belli bir süre sonra sonuç alacağımızı bilerek, doğru politikaları ısrarla yönetmemiz ve takip etmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarının sağlanması sadece ekonomik açıdan değil, sosyal açıdan da son derece değerlidir”

Kamu ve özel sektör olarak temel amaçlarının istikrar içinde büyümek, gelişmek ve toplumsal refahı artırmak olduğunu belirten Yılmaz, “Genel amacımız bu. Bu anlamda bir amaç birliği içindeyiz. Önemli olan bu. büyümeyi ve büyümeyi istikrarlı bir biçimde ve istikrarlı bir ortamda gerçekleştirmektir.Bahislerden biri de serbest piyasa ve rekabetin esas olduğudur.Hedeflerimize serbest piyasa ve rekabet ortamında,güçlü işleyen bir yasal çerçeve içinde ulaştığımızın altı çizildi. Bu çerçevede finansal istikrarın ve fiyat istikrarının önemi vurgulanmıştır.Enflasyonla mücadele, fiyat istikrarının sağlanması sadece ekonomik değil, toplumsal olarak da “Enflasyonla mücadele edilmesi gerektiği noktasında genel bir görüş birliği olduğunu söyleyebilirim. Enflasyona karşı sabırla ve ısrarla bunun yapılması gerekiyor” dedi.

“Siyasi istikrar olmadan ekonomik istikrar olmaz”

Toplantıda ele alınan bir diğer konunun da 14 ve 28 Mayıs seçimleri sonrasında siyasi belirsizliklerin ortadan kalkması ve siyasi güven ve istikrarın devam etmesi olduğunu ifade eden Yılmaz, “Siyasi istikrar olmadan ekonomik istikrar olmaz. Belirsizliklerin azalması, öngörülebilirliğin artması ön plana çıktı. en çok üzerinde durulan konulardan biri.Siyasi taraftaki belirsizlikler burada ortadan kalktı.Eylül ayında kamuoyuna açıklayacağımız Orta Vadeli Programın önemli bir rol oynayacağı konusunda hepimizin hemfikir olduğunu ifade edebilirim.Yine mecburum. ekip çalışmasına ve kurumsal kapasitelerin geliştirilmesine önem verildiğini ifade eder.

“Bütçe açığımızın belli bir seviyeyi geçmemesi için çalışıyoruz”

Girdi maliyetlerini düşüren, girdi maliyetlerini azaltan ve arzı artıran politikaların değerinin enflasyonla ilişkili olduğuna dikkati çeken Yılmaz, “Tabii ki makro, para politikası ve maliye politikası yine bir bütün içinde arzı artırıcı ve girdi maliyetlerini azaltan politikalara odaklandı. bunlarla ilgili genel çerçeve.Birçok arkadaşımız gıda konusuna ağırlık verdi.Konut arzının artırılması ve konut maliyetlerinin düşürülmesi konusunda değerli görüşler konuşuldu.Bir yandan bütçede disiplini sağlarken bir yandan da harcamaları artırmaya çalışıyoruz. bütçe açığımızı belli bir seviyenin üzerine çıkarmamak ve bütçe açığımızı belli bir seviyenin üzerine çıkarmamak bu çalışmalar çerçevesinde temel amacımız : Türkiye’nin Maastricht kriterleri civarında bir defalık harcamalar hariç bütçe açığının devam etmesidir. Bütçedeki sarsıntıya.Biz bu kapsamda bazı tedbirler aldık.Gelir tedbirleri aldık.Ama bunlar yeterli değil.Harcama tedbirleri de alınmalı. Bu bağlamda genel bir beklenti olduğunu söyleyebilirim. Kamu kesiminde daha fazla tasarruf önlemi alınacağı yönünde bir beklenti olduğundan bahsedildi. Başkanlığımızın bu konuda bir genelgesi var. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yaptığı bir çalışma var. Bunları önümüzdeki dönemde daha çok kamuoyu ile paylaşacağız. Genel olarak tasarruf açığının önüne geçebilmek için cari açığın azaltılmasına yönelik tedbirlere değinildi. Cari açık bazında tasarruf açığıdır. Yatırımlarınız ile yatırımlarınızı finanse etmek için kullandığınız yurt içi tasarruflarınızın aradaki fark kadar yurt dışı birikimlerinizi kullanmalısınız. Bu da cari açık yaratıyor. Bu vesileyle kamu ve özel şubelerle yurt içi tasarruf oranlarımızı artırdığımızda cari açığı esasen azaltmış olacağız. Bu bağlamda sanayi politikalarının da değerli bir rol oynayacağını düşünüyoruz. Yerli ve milli üretimi desteklememiz, dışa bağımlılığı azaltmamız ve özellikle orta boy mallarda yerli üretime seçici destek vermemiz gerektiği konusunda görüş birliği olduğunu söyleyebilirim. Sanayide olduğu gibi elektrik alanında da aynı yaklaşımın olduğunu söylememiz gerekiyor” dedi.

“Toplumun her kesiminde vergi reformu beklentisi var”

Toplantıda vergi konularının detaylı bir şekilde ele alındığı bilgisini veren Yılmaz, “Daha önce emekçi kesimle farklı departmanlarla toplantılar yaptım. Orada bir uzlaşı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bir beklenti olduğunu söylemeliyim.” vergilerin payının artırılması ve vergi sisteminin basitleştirilmesi için. Toplumun tüm kesimleri, bir yandan sosyal adaleti sağlayan, diğer yandan da halkın gelirini istikrarlı bir şekilde koruyan vergi reformuna ihtiyaç olduğunu konuşuyor.”

“Görüşmede sanayiye ayrılan arazilerin artırılması konuşuldu”

Toplantıda dijital dönüşüm ve dijital dönüşümün her alanda desteklenmesi konusunun gündeme geldiğini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Bir yanda devletteki e-devlet uygulamaları diğer yanda özel şubede bu dijitalleşme sürecinin devam etmesi vurgusu yapıldı. Sektörümüzün arsa sorunu yeniden gündeme gelen bir iddia. Burada, ülkeler arasında bazı karşılaştırmalar yapıldı ve sanayiye ayrılan arazilerin artırılması gerektiği tartışıldı.Tabi ki çevre, tarım, diğer hususlara da dikkat edilerek, ihtiyaç duyulan arazinin sağlanması açısından bir çalışma gündeme getirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız ile Tarım ve Orman Bakanımız başta olmak üzere ilgili bakanlarımız bütüncül bir çerçevede sağlıklı kriterlerle bu alanda çalıştıklarını dile getirdiler.”

“Kredilerde niceliksel sıkılaştırma, yatırım ve üretimimizi artıracak konularda daha esnek bir tutum”

Toplantıda finansman ve finansmana erişim konularının sıklıkla gündeme getirildiğini vurgulayan Yılmaz, “Özellikle KOBİ’lerin finansmana erişim konusu en çok konuşulan konulardan biriydi. Para politikamız çerçevesinde Kredilerde miktarsal sıkılaştırma denilen uygulamalar var.Yukarıda da belirttiğim gibi ihracat,yatırım ve üretim konuları hariç tutuluyor.İhracatımızı artıracak, üretimimizi artıracak konularda daha esnek bir tutum olduğunu söyleyebilirim. Tüketim noktasında veya büyüme ile pek ilgili olmayan noktalarda niceliksel sıkılaştırma yapılırken bunun yansımalarını önümüzdeki aylarda daha iyi bir biçimde göreceğimizi belirtebilirim. .

Bu nedenle, hem verimliliği ve büyümeyi artıran hem de istihdamı ve bölgesel kalkınmayı destekleyen çerçeveye odaklanıldı.

İhracatın ve döviz kazandırıcı faaliyetlerin kendileri için çok değerli olduğunu ifade eden Başkan Yardımcısı Yılmaz, “Ülkemizin bir yandan yurt içinde ithal işler üreterek, diğer yandan daha fazla ihracat yaparak sadece ihracat yaparak döviz kazandırıcı faaliyetleri geliştirmesi gerekiyor. mal değil, aynı zamanda daha fazla hizmet ihraç ederek.Burada katma değerin en az tedbir kadar değerli olduğundan bahsedildi.Bir anlamda iki sınırlı stratejiden bahsedebiliriz: Bir yanda ihracatımızı ve dövizi geliştirmek- katma değeri yüksek departmanlarda kazandırma faaliyetleri ise bölgesel politikalarımızı dikkate alarak istihdamın yoğun olduğu sektörlerdeki dönüşümü desteklemek ve bu alanları ihmal etmemek için yapabilirim. çerçevenin hem verimliliği ve büyümeyi artırmaya hem de istihdamı ve bölgesel kalkınmayı desteklemeye odaklandığını söyleyebiliriz.

Toplantıda dile getirilen mesleki eğitim ve sanayi ile ekonominin ara iş gücü ihtiyacına ilişkin olarak Yılmaz şunları söyledi:

“Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızın bu konuda yaptığı değerlendirmeler de söz konusudur. Burada en çok üzerinde durulan nokta, eğitim sistemimizde işgücü piyasamızın ihtiyaçları arasındaki örtüşmenin artırılması olmuştur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız tarafından gerçekleştirilen işbaşı eğitim gibi staj olanaklarına bir kez daha vurgu yapıldı.Kamu-özel işbirliği öne çıkan konulardan biri haline geldi. Özellikle son yıllarda saygın firmalarımız mesleki eğitim alanına girmiştir. Puanı yüksek olan öğrencilerimiz de mesleki eğitimi tercih etmektedirler. Bu dikkate değer bir gelişmedir. Ekonomimizin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak bu mesleki eğitim konusunu çok daha geniş bir şekilde ele almamız gerekiyor.”

Verimliliği ve rekabeti artıran yapısal reformlara odaklandıklarını belirten Yılmaz, “Yapısal reformların iki boyutu olduğunu belirtmek isterim. Birincisi, yapısal reformlar orta vadede somut sonuçlar verir ve değerli değişimlere yol açar. en az bir o kadar değerli olan ise yapısal reformların beklentiler üzerinden yaptığı etkidir.Reform yapabilen ülkeler geleceği daha parlak olan ülkelerdir.Bu nedenle beklentilerin daha hızlı iyileştiği ülkelerdir.Yapısal reformların kısa vadede beklentiler üzerinde etkisi vardır. Bu nedenle Türkiye olarak amacımız para ve maliye politikalarının yanı sıra yapısal reformlarla yolumuza devam etmektir.Orta Vadeli Programımızla ilgili çok sayıda teklif aldık.İnşallah eylül ayında bu başlığı kamuoyu ile paylaşacağız. dedi.

4 saat süren görüşme, katılımcıların Yılmaz’a teşekkür etmesiyle sona erdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu